Gökyüzündeki Sessiz Galaksideki Aniden Parlama Heyecan Verici Keşifler!

Aktif Süper Kütleli Kara Deliklerin Etkisi Galaksimizde Neler Oluyor?
G ökyüzündeki Sakin Bir Galaksi Birden Canlandı! Aktif süper kütleli kara deliklerin etkisi altında olan galaksi şaşırtıcı bir şekilde aydınlandı ve yeni veriler bilim insanlarını heyecanlandırıyor. Aralık 2019'da, 300 milyon ışık yılı uzaklıktaki sessiz bir galakside, astronomlar aniden ultraviyole, optik ve kızılötesi ışık yaymaya başladı. Şubat 2022'ye gelindiğinde ise X ışını yaymaya başladı. Bu durum, galaksinin daha da aktifleşmeye başladığını gösteriyor.

Uzaydaki bu olağandışı parlama, muhtemelen galaksinin merkezindeki süper kütleli kara deliklerden veya kara deliğin dönmesinden enerji alan aktif bir galaktik çekirdek (AGN) olabileceği düşünülüyor. Yeni bir makalenin kabul edildiği Astronomy and Astrophysics dergisinde yayınlanacak olan bir çalışmanın sonucuna göre, bu parlamanın nadir bir gelgit yırtılma olayı (TDE) gibi başka bir fenomen olabileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Virgo takımyıldızında yer alan SDSS1335_0728'in uzun bir sessizlikten sonra birden parlama gösterdiği, Zwicky Geçici Tesis teleskobu tarafından tespit edildi. Bu galaksinin süper kütleli kara deliğinin tahmini olarak 1 milyon güneş kütlesine sahip olduğu düşünülüyor. Olayın ne olduğuna dair daha iyi bir anlayış elde etmek için araştırmacılar, arşiv verileri ile birleştirilmiş ve Şili'nin Atacama Çölü'ndeki Çok Büyük Teleskop'un (VLT) bir parçası olan X shooter gibi farklı araçlardan gelen yeni gözlemlerle birlikte verileri inceledi.


Normalde sessiz olan bir galaksinin aniden parlama göstermesinin çeşitli sebepleri olabilir bu supernova veya bir TDE'nin sonucu olabilir. Ancak bu tür olaylar genellikle birkaç yüz günlük bir süreyle sürerken, SDSS1335_0728'deki parlama ise neredeyse beş yıl devam etti. Bu durum, araştırmacıları galaksinin AGN olduğu sonucuna götürdü.

Carl Seyfert tarafından 1943 yılında keşfedilen bu ışıltı, galaksinin soğuk toz ve gazı etrafındaki açısal momentumu koruyan akreasyon disklerini oluşturan süper kütleli kara delik etrafındaki malzeme tarafından oluşturuluyor. Bu diskler, yerçekimi kuvvetleri tarafından sıkıştırılan maddeleri milyonlarca derece Kelvin'e kadar ısıtıyor ve elektromanyetik spektrum boyunca radyasyon yayıyor.

Alternatif olarak, aktivite özellikle uzun ve soluk bir TDE'nin sonucu olabilir eğer öyleyse, şimdiye kadarki en uzun ve en soluk TDE. Veya tamamen yeni bir fenomen olabilir. Her halükarda SDSS1335+0728, dikkatle izlenmesi gereken bir galaksi. Astronomlar, Şili'deki Atacama Çölü'ndeki Çok Büyük Teleskop'un (VLT) çoklu birimli spektroskopik keşif cihazı (MUSE) ve Aşırı Büyük Teleskop gibi diğer araçlarla takip gözlemleri için zaten hazırlıklarını yapıyorlar hatta önümüzdeki yaz devreye girecek olan Vera Rubin Gözlemevi'nden. Büyük Sinoptik Gözlem Teleskobu (LSST) tarafından sürekli olarak tam güney göğsünü resimleme kapasitesine sahip olan Vera Rubin Gözlemevi' diğer galaksi uyanışlarını bile yakalayabilecek potansiyele sahip.

Almanya'daki Avrupa Güney Gözlemevi'nde görevli astronom Paula Sánchez Sáez, "[bu galaksi] varyasyonlarının doğasına bakılmaksızın, süper kütleli kara deliklerin nasıl büyüdüğü ve evrimleştiğine dair değerli bilgiler sağlıyor" dedi. "[Bu tür] enstrümanların, [galaksinin neden parlaklandığını] anlamak için kilit rol oynayacağını bekliyoruz".
 



Ayrıca, Samanyolu galaksisinin merkezinde de (Sgr A*), süper kütleli bir kara delik bulunmasına rağmen, henüz yeterli malzemenin akresan ancak gözlemlenebilir olmadığı belirtiliyor hatta kızılötesi bile. Bu nedenle, bu galaktik çekirdeğin şu anda etkin olmadığı düşünülüyor. Geçmişte aktif olmuş olabileceği ve Samanyolu'nun Andromeda Galaksisi ile birleştiğinde süper kütleli kara deliklerinin birleşmesiyle birkaç milyon (veya milyar) yıl sonra yeniden uyanabileceği ihtimali ise göz ardı edilmiyor.

Yukarıdaki bilgiler astronomi bilimine dair heyecan verici gelişmeleri yansıtıyor. Bu tür keşifler, evrende bulunan süper kütleli kara deliklerin ve çevreleyen gökadaların nasıl evrimleştiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Gelecekteki gözlemler ve teknolojik gelişmelerin, bu tür olayların anlaşılmasında kritik bir rol oynayacağı bekleniyor.



Kaynak: https://www.eso.org/public/news/eso2409/